Adak (nezir) nedir, nasıl yerine getirilir?
Kısa cevap
Adak (nezir), kişinin dinen yükümlü olmadığı hâlde farz veya vacip cinsinden bir ibadeti (namaz, oruç, sadaka, kurban) yapacağına Allah'a söz vererek onu kendine borç kılmasıdır. Geçerli bir adağı yerine getirmek vaciptir. Şarta bağlı adak şart gerçekleşince, şartsız adak ilk fırsatta ve adandığı ibadetin cinsinden yerine getirilir. Türbede mum yakmak, horoz kesmek, bez bağlamak gibi âdetlerin İslâm'da yeri yoktur.
Adak nedir, dindeki yeri
Arapçada nezir denilen adak, kişinin sorumlu olmadığı hâlde farz veya vacip cinsinden bir ibadeti yapacağına Allah'a söz vererek o ibadeti kendine borç kılmasıdır. Kur'an'da verilen sözün tutulması emredilir ve adağını yerine getirmek iyi kulların vasıfları arasında sayılır. Allah'a isyan içermediği sürece adak yapılmışsa yerine getirilmesi vaciptir.
Âlimler, hiçbir dünyevî karşılık beklemeden sırf Allah'a şükür için adak adamakta sakınca görmez. Buna karşılık "şu işim olursa..." gibi dünyevî bir şarta bağlanan adak hoş karşılanmamıştır; Buhârî ve Müslim'in rivayet ettiği hadislerde adağın Allah'ın takdir ettiği bir şeyi değiştirmediği bildirilir.
Adağın geçerlilik şartları
Adakta bulunan kişinin Müslüman, akıllı ve ergen olması gerekir. Adanan şeyle ilgili şartlar:
- Cinsinden farz veya vacip bir ibadet bulunmalı: namaz, oruç, sadaka, kurban adanabilir. Hasta ziyareti veya mevlid okutmak adak konusu olmaz.
- Bizzat ibadet olmalı: abdest almak, ezan okumak, mescide girmek gibi başka ibadete vesile olan şeyler adanmaz.
- Zaten borç olan bir ibadet olmamalı: beş vakit namaz veya Ramazan orucu adanamaz.
- Mümkün ve meşru olmalı: adanan mal kişinin mülkünde bulunmalı; başkasının malı adanamaz.
- Günah içermemeli: Allah'a isyan, bid'at veya günah içeren adak geçersizdir.
Türbelerde şeker ve helva dağıtmak, mum yakmak, horoz kesmek, bez bağlamak gibi halk arasındaki adak âdetlerinin İslâm'da yeri yoktur.
Adak nasıl ve ne zaman yerine getirilir?
- Şartsız (mutlak) adak: adandığı andan itibaren gerekli olur; ilk fırsatta yerine getirilmelidir. Kişi ne zaman öleceğini bilmediği için geciktirmemelidir.
- Şarta bağlı adak: "Şu işim olursa üç gün oruç tutacağım" gibi adaklar şart gerçekleşince yerine getirilir. Şarttan önce yapılan ibadet nafile sayılır; şart gerçekleşince yeniden yapılır.
- Kendi cinsinden yerine getirilir: nafile namaz adayan kişi bunun yerine oruç tutarsa adağını yerine getirmiş olmaz.
- Mekân bağlayıcı değildir: belirli bir yerde yapmayı adadığı ibadeti başka yerde de yapabilir. Ancak namazda Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî ve Mescid-i Aksâ belirlenmişse buna uymak daha ihtiyatlıdır.
- Gücü yetmezse: oruç adayıp tutamayacak kadar yaşlı olan kişi fidye öder. Bir eşyayı sadaka olarak adayan kişi onun kıymetini de verebilir.
Adak orucu
Belirli bir zamana bağlanan adak orucu o zamanda tutulur ve niyette adak olduğunu ayrıca belirtmek şart değildir. Zaman belirtilmemişse Ramazan ve oruç tutmanın yasak olduğu günler dışında herhangi bir günde, adak niyetiyle tutulur. Peş peşe tutmayı adadıysanız ara vermeden, böyle bir kayıt yoksa ara vererek de tutabilirsiniz.
Adak kurbanı ve eti
- Kurban adayan kişinin kurban kesmesi vaciptir; şarta bağlamışsa şart gerçekleşince keser.
- Adak kurbanında da bayram kurbanındaki yaş ve sağlık şartları aranır.
- Kurban adayan kişi, kesmek yerine parasını fakire vererek adağını yerine getirmiş olmaz.
- Etinden adayan kişi, eşi, anne-babası, dede ve nineleri, çocukları ve torunları ile zenginler yiyemez. Bunlardan biri yerse yenen etin bedeli yoksullara verilir.
- Adak kurbanı için de büyükbaş hayvana hisseyle ortak olunabilir.
Mezhep farkları
Hanefî fakihi Kâsânî'nin aktardığı görüşe göre, şarta değil gelecek bir zamana bağlanan adak vakit gelmeden de yerine getirilebilir. İmam Muhammed, Şâfiî ve Hanbelîlere göre ise namaz ve oruç gibi bedenî ibadetlerde belirlenen vakit bağlayıcıdır. Kurul, ibadetlerde ihtiyat esas olduğundan vakte uyulmasını daha uygun görür. Ayrıca bazı âlimler hadislere dayanarak adak adamayı her durumda mekruh saymıştır.
İlgili ayetler
- İnsan 76:7 —
O kullar adaklarını yerine getirirler.
- Hac 22:29 —
…adaklarını yerine getirsinler…
Alıntılar Diyanet İşleri Başkanlığı mealindendir; ayetin tamamı için bağlantılar Diyanet'in Kur'an-ı Kerim portalına gider.
Sık sorulanlar
Adak kurbanının etinden yiyebilir miyim?
Hayır. Adayan kişi, eşi, anne-babası, dede ve nineleri, çocukları, torunları ve zenginler adak kurbanının etinden yiyemez. Yenirse bedeli yoksullara verilir.
Kurban adadım; kesmek yerine parasını fakire verebilir miyim?
Hayır. Kurul'a göre kurban kesmeyi adayan kişi ancak kurban keserek adağını yerine getirir; bedelini para veya aynî yardım olarak vermek yeterli olmaz.
Mevlid okutmayı veya türbede mum yakmayı adamak geçerli mi?
Hayır. Mevlid okutmak adak konusu olmaz; türbede mum yakmak, horoz kesmek, bez bağlamak gibi âdetlerin İslâm'da yeri yoktur.
"Bir daha yaparsam oruç tutacağım" dedim ve yaptım, ne olur?
Gerçekleşmesini istemediğiniz bir şarta bağlı bu tür sözlerde, şart gerçekleşirse dilerseniz adadığınızı yerine getirir, dilerseniz yemin kefareti ödersiniz. Hanefîler yemin kefaretini daha isabetli görür.
Elif'te
Adakla ilgili kendi durumunu kaynak gösteren Elif'e Sor'a danışabilir, oruç ve kurbanla ilgili hükümlere uygulamadaki İlmihalden bakabilirsin. Şükür için okunacak dualar da Elif'te.
Kaynaklar
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Adak nedir, dindeki yeri nedir?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Adakla ilgili şartlar nelerdir?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Zaman veya mekân belirleyerek yapılan adaklarda bu belirleme bağlayıcı mıdır?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Adak orucu nasıl tutulur?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Adak kurbanı kesmenin hükmü nedir? Etinden kimler yiyemez?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Adak kurbanının bedeli para olarak fakire verilebilir mi?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Adak kurbanında bulunması gereken nitelikler nelerdir?
Bu sayfa Diyanet kaynaklarından derlenmiştir. Hükümler Hanefî mezhebi esas alınarak verilmiştir; mezhep farkı olan yerler ayrıca belirtilmiştir. Kişisel durumunuz için bir din görevlisine veya Diyanet'in soru-cevap hattına danışın. Son güncelleme: 5 Ekim 2026.