Oruç kimlere farzdır, kimler tutmayabilir? (Fidye)
Kısa cevap
Ramazan orucu Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına girmiş herkese farzdır. Yolcu, hasta, gebe ve emzikli olanlar ile ağır işte çalışıp sağlığından endişe edenler oruç tutmayabilir; mazeret geçince tutamadıkları günleri kaza ederler. Oruç tutamayacak kadar yaşlı olanlar ile iyileşme umudu olmayan hastalar ise her gün için bir fidye verir. Hayız ve lohusalık hâlindeki kadın oruç tutmaz, sonra kaza eder.
Oruç kimlere farzdır?
Ramazan orucu Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış kişilere farzdır. Ergenlik çağına girmemiş çocuklar oruçla yükümlü değildir; ama alışmaları için namaz kılmaları ve oruç tutmaları teşvik edilir.
Kadınların hayız (adet) ve nifas (lohusalık) hâlinde oruç tutmaları haramdır; bu hâlde tutulan oruç geçersizdir. Bu günlerin orucu daha sonra kaza edilir.
Kimler oruç tutmayabilir? (Ruhsat sahipleri)
- Yolcu: Sefer mesafesi (en az 90 km) kadar bir yere gidecek kişi geceden oruca niyet etmeyebilir. Ancak niyet edip oruca başladıktan sonra yola çıkan kişi, başka bir mazereti yoksa orucunu bozmamalıdır; bozarsa yalnız kaza gerekir.
- Hasta: Oruç tutarsa hastalığının artmasından veya uzamasından endişe eden ya da oruçta çok zorlanan kişi. Oruç tutarsa hastalanacağını güvenilir bir doktorun bildirdiği kişi de bu hükümdedir.
- Gebe ve emzikli kadın: Kendisine veya çocuğuna zarar gelmesinden endişe ederse tutmayabilir; zarar ihtimali kuvvetliyse tutmaması gerekir.
- Ağır ve meşakkatli işte çalışan: Oruç tutarsa sağlığının zarar görmesinden korkuyorsa tutmayabilir; izin günlerinde veya müsait zamanlarda kaza eder.
- Aşırı açlık ve susuzluk: Beden veya ruh sağlığı ciddi zarar görecek kişi orucunu bozabilir; ölüm veya hastalık tehlikesi varsa oruca devam etmesi günah olur.
- Çok yaşlı ve iyileşme umudu olmayan hasta: Oruç tutmaz, yerine fidye verir.
Fakihler bu ruhsatı Kur'an ve Sünnet'te geçen sebeplerle sınırlı tutmuştur; her zorluk oruç tutmamak için mazeret sayılmaz.
Kaza mı, fidye mi?
Mazeret geçiciyse (yolculuk, iyileşecek hastalık, gebelik, emzirme, adet, lohusalık) tutulamayan günler sonra kaza edilir; fidye vermek yetmez.
Mazeret kalıcıysa, yani kişi çok yaşlılık veya iyileşme umudu olmayan bir hastalık yüzünden ölünceye kadar oruç tutamayacaksa, tutamadığı her gün için bir fidye verir.
Oruç tutmaya gücü yettiği hâlde tutmayan veya geçici bir sebeple tutamayan kişi için fidye hükmü yoktur; bu kişi tutmadığı günleri kaza eder, mazeretsiz tutmadıysa ayrıca tövbe eder.
Fidye nedir, ne kadar ve kime verilir?
Bir fidye, bir kişiyi bir gün orta hâlli doyuracak yiyecek miktarı veya bunun parasal karşılığıdır; fıtır sadakası (fitre) ile aynı miktardır. Bu en düşük ölçüdür; imkânı olanın fazla vermesi daha iyidir. Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı her yıl Ramazan'da fitre ve fidyenin en düşük miktarını açıklar.
- Fidye Ramazan'ın başında, içinde veya sonunda verilebilir.
- Fidyelerin tamamı bir fakire topluca ya da ayrı ayrı fakirlere verilebilir.
- Fidye, verenin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilir. Anne-baba, dede-nine, çocuk ve torunlara, eşe verilmez. Zengin olmayan kardeş, amca, dayı, hala, teyze, gelin, damat gibi akrabalara verilebilir.
Fidye verecek gücü olmayan kişi fidyeden sorumlu değildir; Allah'tan bağışlanma diler.
Mezhep farkları
Şâfiîlere göre gebe veya emzikli kadın çocuğu için endişe ederek oruç tutmamışsa hem kaza eder hem fidye verir; yalnız kendisi için endişe etmişse sadece kaza eder. Hanefîlere göre her iki durumda da yalnız kaza gerekir.
Şâfiîlere göre Ramazan kazasını mazeretsiz olarak bir sonraki Ramazan'a kadar geciktiren kişiye kazaya ek olarak fidye de gerekir.
İlgili ayetler
- Bakara 2:184 —
Oruca gücü yetmeyenler ise bir yoksul doyumu fidye verir.
- Bakara 2:185 —
Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez.
Alıntılar Diyanet İşleri Başkanlığı mealindendir; ayetin tamamı için bağlantılar Diyanet'in Kur'an-ı Kerim portalına gider.
Sık sorulanlar
Hamileyim veya emziriyorum, oruç tutmak zorunda mıyım?
Oruç tutarsanız kendinize veya bebeğinize zarar gelmesinden endişe ediyorsanız tutmayabilirsiniz; zarar ihtimali kuvvetliyse tutmamanız gerekir. Durumunuz normale dönünce tutamadığınız günleri kaza edersiniz.
Sağlıklıyım ama oruç tutmadım; fidye verirsem olur mu?
Hayır. Fidye yalnız çok yaşlılar ve iyileşme umudu olmayan hastalar içindir. Gücü yettiği hâlde tutmayan kişi o günleri kaza eder ve tövbe eder.
Fidye verdim, sonra iyileştim. Ne yapmalıyım?
Hanefîlere göre tutamadığınız oruçları kaza edersiniz. Önceden verdiğiniz fidyeler oruç borcunu düşürmez, nafile sadaka sayılır.
Fidye ne kadar?
Bir fidye, bir kişinin bir günlük orta hâlli yiyecek bedelidir ve fitre ile aynı miktardır. Türkiye'de güncel en düşük tutarı Diyanet her yıl Ramazan'da açıklar; imkânı olanın fazla vermesi daha iyidir.
Çocuklar kaç yaşında oruç tutmaya başlar?
Oruç ergenlik çağında farz olur. Daha küçük çocukların alışmaları için oruç tutmaları teşvik edilir, ama bununla yükümlü değillerdir.
Elif'te
Ramazan'da tutamadığın günleri Elif'in Kaza Sayacı'na ekleyip kaza ettikçe düşebilir, tuttuğun oruçları Takip ekranında işaretleyebilirsin. İmsakiyede bulunduğun yerin imsak ve iftar vakitleri gün gün listelenir; kendi durumunla ilgili soruyu Elif'e Sor'a sorabilirsin.
Kaynaklar
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Oruç tutmakla yükümlü olmanın şartları nedir?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Oruç tutmamayı mubah kılan mazeretler nelerdir?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Fidye nedir, hangi durumlarda gerekir?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Oruç fidyesi nasıl ödenir?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Oruç fidyesi kimlere verilebilir?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Oruç tutacak gücü olduğu hâlde tutmayan kimse fidye verebilir mi?
- Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu — Fidye verme gücü olmayan kişiler ne yapmalıdır?
Bu sayfa Diyanet kaynaklarından derlenmiştir. Hükümler Hanefî mezhebi esas alınarak verilmiştir; mezhep farkı olan yerler ayrıca belirtilmiştir. Kişisel durumunuz için bir din görevlisine veya Diyanet'in soru-cevap hattına danışın. Son güncelleme: 5 Ekim 2026.